Hemen herkesin çalışmaktaki öncelikli nedeni ekonomik sebepler değil midir? O yüzden önce kazancım ile ilgili ego kodlarımı çözmekle başlayacağım. Öncelikli olarak çok az bir süredir iş hayatında olduğum, yani tecrübeli olmadığım için benim düşündüğüm miktarı kazanamayacağıma dair bir inancım vardı. Önce bu ön yargıdan arınmalıydım.
-Ben işini iyi yapan bir çalışanım, çalıştığımın karşılığını almayı hak ediyorum. Sevdiğim ve keyif aldığım bir işi yapıyor ve hak ettiğim miktarı kazanıyorsam motivasyonum daha da artacaktır. Bu da daha verimli çalışmamı sağlar. Bir süre sonra yaptığım işten daha çok keyif alır hale gelirim. Eğer kazancımdan tatmin oluyorsam işimden de tatmin olabilirim. Yaptığım işten keyif almak, tatmin olmak ve işimi yaparak kendimi geliştirmek beni mutlu edecektir ve de çalıştığımın karşılığını alırsam o zaman daha huzurlu olurum. Daha keyifle ve şevkle çalışırım. Daha önceki tecrübelerimin bir önemi yok. Ben işini kısa sürede öğrenen ve en iyi şekilde yapan bir çalışanım. Hak ettiğim kazancı elde edeceğim. Nasıl çalıştığım firmalar sattıkları ürünün yada hizmetin bedelini kendileri belirliyorlarsa çalışmamın karşılığını belirleyecek olan da benim. İstediğim kazancı hak ettiğimi biliyor, bunu istiyor ve yaratıyorum. Tasavvur ettiğim kazancı hayatıma çekecek güce ve inanca sahibim. İstediğim miktarda kazanca odaklanıyor ve onu hayatıma çekiyorum. İstediğim kazancı elde edeceğimi biliyorum.
-
24 Haziran 2011 Cuma
21 Haziran 2011 Salı
Güzel Bir Gün
Bugün enerjim çok yüksek. İşim hep rast gitti. Dün yüksek benliğimizle bir olma meditasyonu yaptım. Aslında pek bir şey anlamadım, yapamadığımı düşündüm. Ama bu gün olan olumlu gelişmeler beni umutlandırdı. Sabahtan kardeşimle hastaneye gittik. Geç kalmıştık ama gülümsüyorduk. Derken biri bize numarasını verdi, annesi başkasından bir numara almış. Derken çok beklemeden sıramız geldi, biz de kendi numaramızı başkasına verdik. Sonra poliklinikte sıra beklemeye başladık. Üç oda vardı. İkisi poliklinikti ve önlerinde sıra vardı. Diğer kapının önünde kimse yoktu. İçerden bir kadın çıktı bize içeride Profesör olduğunu hasta danışmanı bayana görünmeden içeri girip ona muayene olmamızı önerdi. Kardeşim denedi ama kapı kilitliydi. Derken hasta danışmanı bizi polikliniklerden birinin sırasına soktu. Önümüzde dört kişi vardı. Ben gülümsüyordum. Randevumuz 11:40 'taydı ve ben işimiz 12:00'ye kadar biter diye düşünüyordum ama geç kalmıştık ve saat 11:50'ydi. Sonra hasta danışmanı tekrar geldi ve "sizin muayeneydi değil mi?" diyerek bizi Profesörün odasına soktu. Kardeşim muayene oldu, reçetesini alıp çıktık. Saat 12:00'dı. :) Sonra Taksim'de dolaştık. Tarot baktırdım ve çok güzel şeyler duydum. Akşam da şehir dışında olan sevgilimin 3 gün için İstanbul'a geleceğini öğrendim... Bu gün güzel bir gün!!!
...
Mutluluk birinin yada bir şeyin seni mutlu etmesini beklemek yerine aslında mutlu olduğunun farkına varmaktır, hayat o kadar kısa ve yaşanılası ki bir anımızı dahi mutsuz geçirme lüksümüz yok, şimdi dur ve sahip olduklarını düşün sadece ama sadece sahip olduklarını, sonra hepsi için tek tek şükret.. bi yerden başlaman gerek!
18 Haziran 2011 Cumartesi
Yeni Bir İş Yaratmak
Eski işimi yok ettim, sıra geldi yeni bir iş yaratmaya. Tabi öncelikli olarak iş hayatı ile ilgili ön yargılarımdan arınmalı ve çalışmak ile ilgili ego kodlarımı çözmeliyim. Egomla bunların üstesinden gelmeliyim ki bir sonraki işim benim ve hayatım için verimli olsun. Yoksa aynı şeyleri tekrar yaşabilirim. Bu durumları neden kendime çektim ve neden böyle oldu bunları çözüp tekrar etmesini engellemeliyim. İşe kazanç ile başlayacağım...
16 Haziran 2011 Perşembe
Sessiz Anlaşmalar
Başlangıçta işi kabul ederken ben kurumun A şubesinde görev alacağım yemek+SGK+maaş olarak anlaştık. Söylenen maaş bana az gelmişti, aklımdaki sayı daha yüksekti ama bu sektördeki ilk iş deneyimim olduğu için herhalde böyle olmalı diye düşündüm; yani başlangıçta daha azına razı oldum. İlk ay deneme süresiydi ve sigortam ikici aydan itibaren yapılacaktı.
İlk ayın sonunda İş Kurumu ile birlikte yürüttükleri bir projede eğitim aldım ve sigortam bir ay daha yapılmadı. Bu eğitimin sonunda artık B şubesinde görev alıyordum üstelik fikrim bile sorulmadı, bir haftalığına orada olacağım söylendi ama sonrasında tamamen orada kalacağım söylendi. Üstelik bu şubede yemek çıkmıyordu, çalışanlar kendi bütçeleri ile yemek ihtiyaçlarını karşılıyorlardı. Bu da tabi zaten az olan maaşın daha da azalması demek oluyordu. Biz çözüm bulurlar yada karşılarlar diye bekledim ama hiçbir şey değişmedi.
Zamanla anladım ki yaptığım iş beni tatmin etmiyor. Ne yaparsam yapayım verimli olamıyorum. Derken okuduğum kitapta yazar kendi iş deneyimi ile ilgili sessiz anlaşmalardan bahsediyordu. Ben de kendi imzaladığım sessiz anlaşmaları farkettim.
Biz senin görev yerini sana sormadan değiştirebilir ve görev tanımının dışında işler yapmanı isteriz ama kazancın değişmez sen de bunu kabul edersin, demişler ve onaylamışım.
O an işi bırakma kararı aldım. O güne kadar bunu yapmanın mümkün olmadığını bir işe ihtiyacım olduğu için başka bir iş bulmadan burdan ayrılamayacağımı ve buna zorunlu olduğumu düşünüyordum. Ama bir an da bırakıyorum dedim. Bir aylık maaşım içerdeydi ve çıkıp gittim. İçim rahattı, özgürdüm ve gülümsüyordum. 10 gün sonra maaşımı ve AGİ mi aldım.
İlk ayın sonunda İş Kurumu ile birlikte yürüttükleri bir projede eğitim aldım ve sigortam bir ay daha yapılmadı. Bu eğitimin sonunda artık B şubesinde görev alıyordum üstelik fikrim bile sorulmadı, bir haftalığına orada olacağım söylendi ama sonrasında tamamen orada kalacağım söylendi. Üstelik bu şubede yemek çıkmıyordu, çalışanlar kendi bütçeleri ile yemek ihtiyaçlarını karşılıyorlardı. Bu da tabi zaten az olan maaşın daha da azalması demek oluyordu. Biz çözüm bulurlar yada karşılarlar diye bekledim ama hiçbir şey değişmedi.
Zamanla anladım ki yaptığım iş beni tatmin etmiyor. Ne yaparsam yapayım verimli olamıyorum. Derken okuduğum kitapta yazar kendi iş deneyimi ile ilgili sessiz anlaşmalardan bahsediyordu. Ben de kendi imzaladığım sessiz anlaşmaları farkettim.
Biz senin görev yerini sana sormadan değiştirebilir ve görev tanımının dışında işler yapmanı isteriz ama kazancın değişmez sen de bunu kabul edersin, demişler ve onaylamışım.
O an işi bırakma kararı aldım. O güne kadar bunu yapmanın mümkün olmadığını bir işe ihtiyacım olduğu için başka bir iş bulmadan burdan ayrılamayacağımı ve buna zorunlu olduğumu düşünüyordum. Ama bir an da bırakıyorum dedim. Bir aylık maaşım içerdeydi ve çıkıp gittim. İçim rahattı, özgürdüm ve gülümsüyordum. 10 gün sonra maaşımı ve AGİ mi aldım.
YOK ET!
Son ayrıldığım işimden okuduğum kişisel gelişim kitabının etkisinde kalarak ayrıldım. Mutsuzdum ve orada olmak istemiyordum yine de kendimi zorunlu hissettiğim için buna devam ediyordum.
Kitapta sessiz anlaşmalardan ve yok etmekten bahsediyordu. Ben de kendi iş yerinle yaptığım sessiz anlaşmaların farkına varmaya başladım. Şartlarımı nasıl değiştirdiklerini, benim bunlara hiç ses çıkarmadığımı ve maaşımın nasıl aynı kaldığını zaten biliyordum ama bunun böyle olmaması gerektiğini buna devam ettikçe evrene nasıl yanlış mesajlar verdiğimi farkettim.
Kitapta sessiz anlaşmalardan ve yok etmekten bahsediyordu. Ben de kendi iş yerinle yaptığım sessiz anlaşmaların farkına varmaya başladım. Şartlarımı nasıl değiştirdiklerini, benim bunlara hiç ses çıkarmadığımı ve maaşımın nasıl aynı kaldığını zaten biliyordum ama bunun böyle olmaması gerektiğini buna devam ettikçe evrene nasıl yanlış mesajlar verdiğimi farkettim.
Önce İş Veren!
Bir önceki iş yerimden yöneticilerimle daha doğrusu onların yönetimi ile ilgili sorunlar nedeni ile ayrıldım. O yüzden önce iş verenler ile ilgili ön yargılarımdan arınmam gerekiyor.
Ayrılırken YOK ET tekniğini uyguladım. Benim için tamamen bitirdim. Hem de bir anda. Aylardır kıvranıyordum, iş arıyorum ama olmadı. İhtiyaç var, zorunluyum, sık dişini derken kendime eziyet edip durdum.
Yok ettim etmesine de henüz YARAT kısmına dair herhangi bir gelişme yok. Çünkü hem dinleniyorum hem ne yaratacağımı bilmiyorum. Nasıl yaratmam gerektiği konusunda biraz çalışmalıyım çünkü istemediğim bir iş yaratmaktan korkuyorum.
Ayrılırken YOK ET tekniğini uyguladım. Benim için tamamen bitirdim. Hem de bir anda. Aylardır kıvranıyordum, iş arıyorum ama olmadı. İhtiyaç var, zorunluyum, sık dişini derken kendime eziyet edip durdum.
Yok ettim etmesine de henüz YARAT kısmına dair herhangi bir gelişme yok. Çünkü hem dinleniyorum hem ne yaratacağımı bilmiyorum. Nasıl yaratmam gerektiği konusunda biraz çalışmalıyım çünkü istemediğim bir iş yaratmaktan korkuyorum.
13 Haziran 2011 Pazartesi
Merhaba,
Şu bahsi geçen "çekim yasası"nı bu blogda online olarak deneyimleyip yaptığım egzersizleri ve bunları uygulayarak hayatımda meydana gelen değişiklikleri burada paylaşacağım.
Biraz açıklayacak olursak;
Son zamanlarda çekim yasası, evrenin sırrı gibi konular ile ilgili bir çok kitap okudum. Bunları gerçekten uygulamak mümkün mü, uygulanırsa gerçekten işe yara mı, bunu bir yaşam biçimi haline getirebilir miyim düşünceleri beni epey düşündürüyor. Bununla ilgili düzenli olara çalışmayı planlıyorum. EGO ile ilgili sorunlarımı ve EGO KODlarımı çözmeye çalışacağım. Bununla ilgili yapacağım herşeyi günü gününe burada paylaşacağım. Böylelikle kendimi buraya yazmak zorunda hissedeceğimden egzersizlerimi aksatmayacağım ve eğer işe yarıyorsa bloğumu takip edenler HAYATIMI DEĞİŞTİRdiğimi görecekler.
Biraz açıklayacak olursak;
Son zamanlarda çekim yasası, evrenin sırrı gibi konular ile ilgili bir çok kitap okudum. Bunları gerçekten uygulamak mümkün mü, uygulanırsa gerçekten işe yara mı, bunu bir yaşam biçimi haline getirebilir miyim düşünceleri beni epey düşündürüyor. Bununla ilgili düzenli olara çalışmayı planlıyorum. EGO ile ilgili sorunlarımı ve EGO KODlarımı çözmeye çalışacağım. Bununla ilgili yapacağım herşeyi günü gününe burada paylaşacağım. Böylelikle kendimi buraya yazmak zorunda hissedeceğimden egzersizlerimi aksatmayacağım ve eğer işe yarıyorsa bloğumu takip edenler HAYATIMI DEĞİŞTİRdiğimi görecekler.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)